Yorma Manipülasyonu

Yazılım geliştiriciliğe bilgisayar mühendisliği öğrencisi olmamdan çok çok önce başlamıştım. (Merak etmeyin, bu yazının yazılımla alakası yok)

Lise yıllarımda – o zamanlar yaygın olan – R10 üzerinden Freelance yazılım projeleri yapıp satıyordum. İşte o her şeyi yeni yeni oturttuğum yıllarda yazılımcılık macerama ait unutamadığım bir anımı anlatarak yazıma başlamak istiyorum.

Henüz Lise 2′ de felandım. Okulumda Hülya adında sıkıntılı bir kimya öğretmenim vardı. O zamanlar okulun Tubitak koordinatörüydü (veya öyle bir şey) ve her kimin bilim projesi varsa gelsin beni bulsun derdi derslerde. Yine bir dersinden sonra çok gaza geldim ve kendisiyle konuyu görüşmeye karar verdim. O zamanlar çok salakça fikirlerim de vardı tabii. Sonuçta yaş küçük.

İlgi alanımla çok alakalı olmasa da merak ettiğim bir konu hakkında fikir yürüttüğüm proje ile Hülya Hoca ‘nın kapsını çalmıştım. Kendisinin üniversitedeki hocalarla tanışıklığı vardı ve lise öğrencilerini akademisyenlerle buluşturarak projeleri yürütürdü.

İşte ne olduysa ben Balıkesir Üniversitesine bir hoca ile kafamdaki proje hakkında konuşmak için gittiğimde oldu. Sıkı tutunun çünkü konuya sağlam bir giriş yapıyorum;

Sen C biliyor musun bakayım ?

Üniversitedeki hocanın bana ilk sorduğu soru buydu.

“Yani, C# ile masa üstü uygulama yapıp satıyorum felan ama…”

dedim. O da “# ‘ ını bırak bi hele, C var mı C” demişti.

Ben de çekinerek “e.. evet” demiştim. O da bu sefer “Pointer biliyor musun” demişti.

(Yazılımla haşır neşir olmayan arkadaşlar için burada bir parantez açmak istiyorum. Pointer, C programlama dilinin veri yapıları ile alakalı temeline verilen isim. Yani elbette önemli bir şey ancak bu adamın birazdan öveceği kadar öyle hayati bir şey de değil.)

Tabii ben çok akademik bilgiye hakim olmadığım için yok deyince o da mevzubahis ancak konu ile alakasız olan Pointer ‘ı öyle bir övdü ki kendimi hiçbir şey bilmiyorum hissetmiştim.

Hani şu f16 ların yazılımları var ya, işte onlar Pointer ile yapılıyor.

Bir arabayı uçağa çevirirsin Pointerlar ile.

Pointer bilmeyen tek satır kodlama bilmiyordur.

Pointer…

Daraldınız biliyorum. Yazılımcı arkadaşlar belki kahkaha attı. Ama herif abartısızca bunların hepsini söyledi. Ben de kendimi iyice cahil ve ezik hissetmiştim. O güne kadar serbest yazılım piyasasındaki tüm çalışmalarım gözümde bir hiç olmuştu ve hatta bu meslek bana göre değil mi acaba diye düşünmüştüm bile.

Neyse ki Pointer meselesini detaylıca öğrenince “Bu ne lan böyle, bunu mu övmüş bana bu kadar ” diyerek aynı kavramdan bahsettiğimizi bile idrak etmekte zorluk çektim. O zamanlar neden o adamın bunu bu kadar övdüğünü anlamamıştım. İşte yazımızın konusu da bu sorunun cevabı. Bloğuma hoş geldiniz.

3+3 ‘ü nasıl ifade edersiniz ?

Diyelim ki size 6 sayısını elde eden bir program yapmanız söylendi. 3+3 işlemini kodlayarak 6 sayısını elde edebilirsiniz. Bana sorarsanız ben “3+3 yaparak 6 sayısı üreten bir program yaptım” da derim. Ama aynı soruyu bu akademisyene sorarsanız muhtemelen

böyle bir cevap alırsınız.

Peki gerçekten bu adam gerizekalı mıdır ?

Hayır. Bu adam da elbette 3+3 gibi bir işlemle 6 rakamını elde etmiştir. Ancak size kompleks işlemler sonucunda 6 bulduğunu iddia eder. Peki neden ?

Daha önce yorma manipülasyonu diye bir psikoteknik ortaya atılmış olmasa da sanırım siz, bu uydurma kavram olan ve aslında modern çağ insanının içinde yer etmiş olan bu kompleksi tanıdınız. İnanıyorum ki mutlaka denk gelmişsinizdir.

Yani bir kitabı masadan alıp rafa yerleştirmek ve bu sadelikle anlatmak var. Bir de bunu “F kuvveti uygulayarak kitaba yer çekimine karşı iş yapmasını sağlayan kinetik enerji yükledim ve yer çekimine karşı yapılan bu işi dünyanın merkezkaç kuvvetinin 28.5 metre yerden yükseklik için 9.5 Newton hesaplayaraktan ….” diyerek anlatmak var.

Neden Yorma Manipülasyonuna Maruz Kalırız ?

Yani yorma manipülasyonu aslında bir işi; o işin müşterisine, takipçisine veya öğrencisine bilerek ve isteyerek, zorlaştırarak anlatma sendromudur.

Bunu yapar çünkü çevresinde kendisine rakip çıkabilecek birilerini daha başlamadan ekarte etmek ister. (kendisiyle rekabet etmekten psikolojik olarak caydırmak) Bunun için yapılacak işi öyle karmaşık anlatır ki, rakip olma potansiyeli taşıyan kişinin beyni yanar.

Bunu yapar çünkü çevresindekiler üzerinde “bakın ben ne kadar zekiyim, neler de yapıyorum öyle ” hissini haketmediği halde uyandırmak ister.

Bunu yapar çünkü patronunu etkilemek ve zam almak ister. Bunu yapar çünkü müşteriye işi karmaşık anlatarak ürününün fiyatını arttırmak ister.

(Burada bir parantez daha açma ihtiyacı duydum. Bazen insan bunu hakkını savunmak amacıyla zaruriyet görebilir. Örneğin hak etmediği kadar düşük maaş alıyorsa veya müşterisi ürünün arkasındaki emeğe saygı göstermeyecek kadar düşük fiyatlar teklif ediyorsa…)

(Aynı şekilde, her karmaşık iş ile uğraşana da manipülatör damgasını vurmamak gerekir. Sonuçta yapay zeka projesi yapan veya uçak aerodinamiği programlayan bir adamdan basit şeyler hakkında bahsetmesi beklenmemelidir)

Hayatın her alanında aslında bu sorunla karşılaşsak da spesifik olarak iş – eğitim hayatında daha da belirgin olduğunu söyleyebiliriz sanırım. O halde kendimizi bu manipülasyonla nerelerde karşılaşabileceğimizi sıralayalım;

1 – Üniversiteler

Özellikle üniversite demeyi tercih ettim. Çünkü lisede tüm bildiğini size anlatan öğretmene rakip çıkma gibi bir durumunuz yoktur. Ancak üniversitedeyken hocanızla (hele ki hocanız akademik saçmalıklardan başka kafası hiçbir şeye basmayan bir tip ise) rekabet etmeniz çok çok olasıdır.

2- İş Yerleri

3- Topluluklar

İşin Acı Tarafı

Yorma manipülasyonunu patronlarına uygulayan insanlar gerçekten de daha fazla maaş alırlar. Çünkü patronlarını ne kadar karmaşık, anlaşılması zor bir iş yaptıklarına ikna etmişlerdir. Her türlü piyasa değerleri eskisine göre artmıştır. Hatta tekel olduklarını hissettirmeyi başarırsa bu tipler patronunu istediği kadar yolabilir.

Yorma manipülasyonunu kullanan üniversite hocalarının etrafında gerçekte de öğrenciler fır fır döner. Çünkü hocaları ne kadar da karmaşık ve ulu bilgiler biliyorlardır öyle. Kendilerinin öğrenmesi vehatta yanına dahi yaklaşması çok zor olan şeyler hocalarının iki dudağı arasındadır. Öğrenmek için kendini paralar durur garibanlar.

Yorma manipülasyonunu çevresine uygulayan topluluk üyeleri gerçekten de çok fazla popülerdir. Çünkü kimsenin denemediği, gitmediği aptal saptal kavramları ballandıra ballandıra övmüşlerdir. Kervanı o yollardan hiç geçmeyenler ise , o kavramlarda ne kerametler olduğunu zanneder öyle.

Zaten bu işe yarayan ve dikkat ettiğim kadarı ile çok fazla kullanılan bir kompleks olduğu için hep işe yarar.Ancak eğer birazcık öz saygınız varsa bunu yapan insanlara prim vermeyin.

Peşlerinden koşmayın ve saygı da duymayın. Zira bu kompleksin oluşumuna sebebiyet veren de para-şöhret-saygı hırsıdır. Bu kompekse sahip insanların müşterisi, (bir gün geldiğinde) meslektaşı veya öğrencisi/çalışanı olursanız daima bu manipülasyonun hedefinde olacağınızı bilin.

Yani sözüm o ki, eğer birisi size bir işi gereğinden fazla karmaşık anlatmaya başlarsa beni yorma deyin. Ve bu yazıyı gönderin gitsin.

Bu yazının sizi başkaları tarafından gereksiz detaylarla oyalanmaktan koruyucu bir muska görevi görmesi dileğiyle 🙂

Daha Fazla Kişiye Ulaşması İçin Bu İçeriği Paylaşabilirsiniz :

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir