Yazılarım

Türkiye’ de Girişimcilik – 2 : Sahne XL Etkinliği ve Görüşlerim

Türkiye’de Girişimcilik serisinin ilk yazısında bildiğiniz üzere Türkiye’deki girişimcilik sorunlarından bahsetmiştim.

Daha önce okumayanlar  buradan serinin ilk yazısını okuyabilir :

Türkiye’de Girişimcilik – 1 : Sorunlar

Bu yazımda ise sizlerle Kocaeli Üniversitesi Genç Girişimciler Kulübü‘nün desteğiyle katıldığım Bilgiyi Ticaretleştirme Merkezi‘ nin etkinliği olan Sahne XL hakkındaki  önemli detayları ve görüşlerimi paylaşacağım.

İlk olarak “Bilgiyi Ticaretleştirme Merkezi”  ve “Sahne XL” Nedir

Her ne kadar BTK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) ‘nu andırdığı için kamu dairesi olduğu düşünülse de aslında BTM, kendini “dijital iletişim ve tasarım ajansı” olarak tanımlayan Teknolojik İşler Ofisi A.Ş ‘ye ait bir alt markadır.

Sahne XL ise İstanbul Ticaret Odası, İstanbul Üniversitesi, İstanbul Kalkınma Ajansı sponsorluğunda ve BTM liderliğinde gerçekleştirilen bir Start-up fonlama & meetup etkinliğidir.

Yani biz BTM’nin hem kuluçka merkezi hem de girişimciyi yatırımcı ile buluşturan etkinlik koordinatörülüğü şirketi olduğunu söyleyebiliriz.

BTM’nin logosu ve sloganı. Idea to business (Fikirden Şirketleşmeye)

BTM, kendilerine başvuranlar arasından 50 startup’ı seçerek onları 2 ay boyunca mentörlük sürecine alma, destekleme ve bu sürenin sonunda da yatırımcı ile buluşturmak üzere Sahne XL etkinliğinde “yarışmacı” olarak yerini almasını sağlamaktadır.

BTM ayrıca seminerler, yarışmalar , online eğitim, danışmanlık ve reklamcılık hizmetlerini de ticari olarak müşterilerine sunmaktadır.

Sahne XL’ a İlk Bakış

İlk olarak; etkinliğin önceden paylaşılan akışına göre Sahne XL’a katılacak olan sanayi bakanı, istanbul valisi, Yemek Sepeti CEO’su gibi en çok merak edilen isimlerin etkinliğe katılmaması ve bu konuda da hiçbir açıklama yapılmamasının Sahne XL hakkındaki genel ön izlenimi ciddi biçimde olumsuz etkinlediğini düşünüyorum.

Zira Sahne XL’ a yalnızca bu isimlerin konferansını dinlemeye gelen katılımcılar  da mevcut olabilir.

Bu durumun sonraki etkinliklerde BTM’nin  “Click Baiter” olarak damgalanmasına sebep olabileceğine özellikle dikkat çekmek istiyorum zira bu hususun Sahne XL’ı benden önce kaleme alan diğer Bloggerların yazılarında da popüler olduğunu söyleyebiliriz.

Sahne XL’da üç adet ana sahne bulunuyor.Bunlara ek olarak içeride bir de proje sergi salonu mevcut. Burada BTM’nin 2 aylık bir süre boyunca desteklediği girişimlerin projeleri sergileniyor.

Meetuplardan alışkın olduğumuz üzere açılış bir sahnede yapılırken aynı anda üç sahnede birden konuşmacılar konferans veriyor ve böylece katılımcılar istediği konuşmacıyı dinleyebiliyor.

Elbette XL’daki bir çok ismin konferansını bir çok yerde (en kötü ihtimalle Youtube’ dan) dinleyebileceğinizden yapılan konferans konumaları üzerinde fazla durmak  istemiyorum ve asıl merak edilen başlığa geçiyorum;

Sahne XL’da Sergilenen Girişimler

XL’a katılmayan bir kaç konuşmacının konferansından kazandığım yaklaşık 2 saatlik süre zarfında sergideki tüm girişimleri inceledim, ekipleriyle tanıştım ve görüş alış verişi yaptım.

Not aldığım tüm projelerden yazımda bahsedecek olsam da yine de en başarılı olacağını düşündüğüm TOP 3 projeyi sizlere detaylıca anlatmak istiyorum.

1-AD Bender

AD Bender, adından da anlaşılacağı üzere reklam bükücü bir mobil uygulama.

Diyelim ki siz TV’ de sevdiğiniz diziyi izlerken reklamlar gösterime girdi ve sizin de reklam arasında  halletmeniz gereken işleriniz var. AD Bender; sizin için tüm  kanalları takip edip reklam bittiğinde sizi alarm ile uyaran bir süper kahramandır.

Ayrıca Netflix gibi şık ve sade tasarımıyla size izlediğiniz dizilere göre size yeni dizi ler önerebilen, içinde yorum ve puanlama sistemi ile aynı zamanda diziler için IMDB olma rolünü üstlenen bir çeşit sosyal ağı da entegre olarak içeriyor.

İnovatif ve hemen hemen her TV izleyicisinin ihtiyaç duyacağı bir mobil uygulama olduğundan çok başarılı bir girişim olacağını düşünüyorum.

Gelir modeli olarak ise etkileyici bir reklam türü seçmişler; izlediğiniz dizideki karakterin giydiği kıyafetler ya da kullandığı eşyaların size reklamını yaparak gelir elde etmeyi amaçlıyorlar. Böylece reklam bükme işlemi AD Bender tarafından son kullanıcıya tamamen ücretsiz olarak sunulmuş oluyor.

Ad Bender’ın rakiplerine göre tek dezavantajı yazılım kanadında gibi gözüküyor. Zira TV kanallarını izleyerek reklam bittiğinde bildirim gönderme işi otonom bir sistem tarafından değil, ofisteki çalışanlar tarafından yapılıyor.

2- Atık Nakit

XL’da en başarılı bulduğum 2. Girişim ise Atık Nakit.

Kısaca evinizdeki geri dönüştürülebilir atıkları mobil uygulamanız üzerinden satarak para kazanmanızı sağlayan bir kazan-kazan platformu. Örneğin uygulamada 1 kg kağıt atığın belirli bir değeri var. Yeterince atık topladığınızda yemek sepetinden sipariş verir gibi tek tıkla Atık Nakit görevlisi kapınıza kadar gelip atıklarınızı teslim alıyor. Atıklarınızın yeniden işlenmesi ardından elde edilen kârın bir kısmı ise Atık Nakit uygulamasındaki hesabınıza aktarılıyor.

Hem çevreci hem de gelir modeli olarak  kullanıcısıyla kazan-kazan ilişkisi kurduğundan en başarılı girişimlerden biri olacağını düşündüğüm proje, şu anda aktif olarak İstanbul’ un bir kaç bölgesinde kullanıma açık.

Atık Nakit’in  şu anda en kritik dezavantajı ise çözüm ortaklığı gibi gözüküyor. Zira projenin gelişimi belediyelerle ve atık geri dönüşüm tesisleriyle yapılacak anlaşmalara bağlı.

3-Freight Basket

Yüksek bütçeli uluslar arası ticaret için bir business çözümü sunan Freight Basket, Dünya’nın lojistik konusundaki tüm soru işaretlerini adeta un ufak ediyor.

Toplu biçimde alacağınız ürünü açık arttırmasından tutun da ticaret yapacağınız ülkedeki şirketle aranızdaki tüm prosedürleri ve uluslar arası bürokratik engelleri sizin yerinize çözerek ürününüzü güven içinde ithal yada ihraç etmenizi sağlar. Ayrıca ürününüzün nerede olduğunu size anlık gösteren bir harita sistemi ve diğer ticaret olanaklarını Linkedin benzeri sosyalleştirme & oyunlaştırma ağına da sahiptir.

En başarılı Bulduğum Bu Üç Girişimin Dışında;

Başarılı bulduğum projeler arasında Google’ın Speech to Text alt yapısı ve Raspberry pi istemcisi ile çalışan ev asistanı Turing’s Cube‘da mevcut.

Ayrıca kafein ve yeşil çay özütü ile uyarıcı ve zinde tutucu etkiye sahip Pin Smartdrink projesi de dikkat çekiyor.

Çocuklara el işi ile yaparak öğretmeyi amaçlayan ve kağıttan eğitim kitleri üreten bir girişim olan Bilimix,

İndirimde olan ürünleri size haber veren İndirimde uygulaması,

Her girişimcilik yarışmasında olduğu gibi yaraları hızlı kapattığı iddia edilen biyoteknolojik yara bandı projesi,

Her girişimcilik yarışmasında olduğu gibi oyunlaştırma yaparak İngilizce öğreten mobil uygulama CoSpeak,

Pozitif bilime dair yazılar yazan bir WordPress bloğu (evet, şaka değil. Yalnızca bir hazır blog sitesi) Kreatif Blog,

Hazır kütüphaneleri ve teknolojileri kullanmasına rağmen Google’ın alt yapısının kendisine ait olduğunu idda eden 2 adet de piyasa simsarı girişimimiz de XL’ ın sergisinde yerini almıştı.

“Yetenek Sizsiniz” Sendromu

Yukarıdaki tüm projelere ek olarak elbette her girişimcilik yarışmasında olduğu gibi “herkes el ele tutuşsun, dünya daha güzel bir yer olsun” ideasıyla yapılan girişimler de yine sergide bol bol yer almıştı.

Sosyal sorumluluk projelerinin kesinlikle yanlış veya gereksiz olduğunu düşünmüyorum. Yalnızca girişimcilik mecrasında olmaması gerektiğini söylemek istiyorum.

Bu durum, Türkiye’de zaten kısıtlı imkanlarla gelişmekte olan girişimciliği baltaladığından acilen çözülmesi gerekiyor.

Zira Türkiye’ de paraya sahip olacak kişinin iyi birisi olmasının beklenmesi gibi tuhaf bir algı mevcut.

Bu nedenle parayı alacak kişinin çevreye, dünyaya, çocuklara, engellilere vs. faydalı olması gereksizce bekleniyor.

Tüm çocukları kurtaracak dünyaya barış ve huzur getirecek bir proje olsa bile, ticarileşemediği sürece bu proje (ya da fikir), KESİNLİKLE girişimlerle aynı kategoriye konmamalıdır.

Bu durumu bir zamanlar hepimizin izlediği “Yetenek Sizsiniz” yarışmasına benzetebiliriz.

Yetenek Sizsiniz yarışmasına nice yetenekli yarışmacılar katılır. Fakat sahneye  çıkıp sadece şirinlik yapan çocuk yarışmacılar, jüri tarafından asıl yarışmacıların önüne geçirilir. Zira programın izleyici kitlesi de bunu istemektedir.

Fakat bu, yarışma formatını gerçek yeteneklerin seçilmesinden ziyade gerçek sevimli çocukların seçilmesi formatına devşirmektedir.

Daha sonra Acun Medya daha fazla dayanamayarak  bir de”Yetenek Sizsiniz Çocuklar” yarışması çıkartmış ve böylece belirli yaş altındaki yarışmacıları Yetenek Sizsiniz’e kabul etmeme hakkını kazanmıştır.

Aslında yapılması gereken şey bu hususta da tamamen aynıdır. Bir de”Sosyal Sorumluluk” projeleri yarışmaları organize edilmeli ve girişimcilik yarışmalarında Ekspertiz onaylı ticari değerlemesi olmayan projeler KESİNLİKLE kabul edilmemelidir.

Daha Fazla Kişiye Ulaşması İçin Bu İçeriği Paylaşabilirsiniz :

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir