Yazılarım

Google vs Huawei

Tekrardan merhaba okurlarım !

Yaklaşık 1 aydır bloğuma hiç yazı yazmadığımı farkettim.  Güzel ve kayda değer bir yazı ile bu araya son vermek için kıvranıp duruyordum ki ABD – Çin arası olan ticaret savaşları ve sonunda patlak veren Huawei – Google krizi bana yeni bir blog yazısı için ilham vermiş oldu.

Öncelikle yazının giriş içeriğine ve başlığına bakıldığında “İyi de, savaşın tarafları ABD ve Çin. Şirketler ise boyun eğmek zorunda kalıyor. Onlar emir kulu.” dediğinizi duyar gibiyim.

Evet, Google’ın Huawei’nin hizmetlerine ilişkin bir takım yaptırımları belki ABD hükümetinin buyruğu ile vuku bulmuş olabilir. Ancak bu, Google’ı masum yapmaz.

Aynı şekilde, Huawei de Komünist Parti’nin getirdiği ihracat yasalarına göre ihraç ettiği teknolojik ürünlerde bir takım yapılandırmaya gitmek zorunda kalmış olabilir. Ancak bu, Huawei telefonlarda bulunan casus yazılımları masum yapmaz.

İnternet

Denildiğinde ilk aklınıza gelen site nedir ?

Muhtemelen Google’dır.

Google’ın bir anlığında ortadan kalktığını düşünün. Elimiz ayağımız birbirine dolanırdı değil mi ? Sonsuz web site adları arasında nereye gideceğimizi bilmeden, sanki uzaydaki asteroidler gibi oradan oraya savrulurduk ve bu çıldırtıcı olurdu.

Elbette Yandex, Bing gibi arama motorları var ancak biliyoruz ki Google, tüm rakiplerini başarıyla domine ederek arama motoru piyasasında tekel haline gelmiş durumda.

Mesela yemek tarifi paylaşan bir web sitesi sahibisiniz. Yazılarınızın, tariflerinizin okunmaya ihtiyacı var ki varlığı anlam bulabilsin. Ayrıca web sitenizde reklam varsa, her okunmada gelir elde edebileceğinizi de unutmayın.

(Google’ın, sitenizde gezip içerikleri kalitesine göre arama sonuçlarında kullanıcılara göstermek için geliştirdiği Spider adında bot yazılımları vardır.
Bu bot yazılımların siteleri üst sıraya taşıması bile kendi başında SEO olarak bilinen bir iş sektörü yaratmıştır)

Aynı şekilde internette yemek tarifi arayan birisi olduğunu düşünün. En güzel ve işinize yarayacak tarifleri merak ediyorsunuz. Peki en güzel yemek tarifleri hangi sitededir ?

En güzel yemek tarifleri her zaman sadece bir sitede midir ? Belki de bir sitede pasta tarifleri daha güzelken sizinkinde hamur işi tarifleri daha güzeldir.

Keşke birisi tüm bu yemek tarifi sitelerinin en iyi yanların toplayıp sunsaydı, biz de içlerinden seçebilseydik değil mi ?

İşte Google, bunu anlık olarak insanlara  ve website sahiplerine ücretsiz sunarak bize melek yüzünü gösteriyor.

Ancak unutulmaması gereken iki şey var;

Birincisi, hiçbir şey bedava değildir.

İkincisi ise, bir şey için para ödemediysen ona sen sahip değilsindir.

ikinci maddeyi açmak gerekirse; bu husus tamamen web site sahiplerini ilgilendiriyor.

Google her ne kadar haksız rekabet ve tarafsızlık ihlali yüzünden ceza alsa da adam kayırmaktan vazgeçmiyor. Kendisi hakkında olumsuz yazı yazan blogları direkt olarak arama sonuçlarında arka sıralara düşürüyor. (Ve evet, bende bu bedeli ödemeyi göze alarak yazıyorum 🙂 )

Aynı şekilde, kendi projeleriyle rekabet eden başka projeleri de arama sonuçlarında arka sıralara rahatlıkla düşürüyor.

Böylelikle para ödemeden bize bu hizmeti sunan Google’a minnet değil lanet edebiliyoruz.Zira bir rakibimizi kendi çıkarları doğrultusunda (veya para karşılığında) ön plana çıkartabilir. Bu durum da haksız rekabete yol açarak emeklerimizin kolaylıkla boşa gitmesine sebep olabilir.

Birinci maddeyi açmak gerekirse de bu husus tamamen sıradan kullanıcıları ilgilendiriyor.

Ücretsiz kullandığımız bu arama sistemi bizi her adımımızda takip ediyor. Bir muhabbet esnasında mobilyalardan bahsettiğiniz ve ertesi gün Instagramda mobilya reklamı gördüğünüz oldu mu ?

Evet. İşte bundan bahsediyorum. Aslında o arama motorunu kullanan kullanıcılar ve web site sahipleri ağır bedeller ödüyor. Keşke spotify gibi aylık 5 tl ödeseydik ama bağımsızlığımız bizde kalsaydı derken bir kurtarıcı imdadımıza yetişiyor :

Bu arama motoru siz izlemez & kişisel verilerinizi kaydetmez, size reklam göstermez sloganıyla dikkat çeken Duck Duck Go, tamamen gönüllü yazılımcılar tarafından oluşturulan açık kaynak kodlu bir arama motorudur. Google’a tepki olarak yaratılmıştır.

 

Sanırım Google’ın internette izlediği politikayı az çok anladık. Şimdi de ticaret savaşının gündemine oturan mobil konusuna bakalım.

Ve Gündem: Android

Google,  yılında Android’i satın almıştı. O zamanlar Android Türkiye’de dahi oldukça popülerdi. Babamın Samsung marka Galaxy S telefonu vardı (Evet, Samsung Galaxy serisinin ilk telefonu)

Bu telefonda da o çağın diğer java telefonlarından farklı olarak Android yüklüydü. Google’ın satın almasıyla ilk hatırladığım şey, güncellemenin ardından Android Market’in gitmesi ve yerini Google Play Store’ın doldurmasıydı.

Google, o yıllara nispeten çok küçük olan  Android kullanıcı kitlesini uzun soluklu yatırımlar ve istikrarlı ar-ge süreçleri sonucunda neredeyse dünyadaki tüm büyük telefon üreticilerinin aynı işletim sistemini kullanmasını sağlayarak  büyüttü. Biz kullanıcılara ve teknoloji dünyasına çok büyük katkıda bulundu.

Ancak bilinmesi gereken nokta şudur; Android açık kaynak kodlu bir projedir. Yani geliştirici ekibi bu projeyi tüm insanlığa açık biçimde geliştirmeye başlamıştır. Bu nedenle kimse Android’in sahibi pozisyonuna geçemez. Çünkü açık kaynak felsefesinin güzelliği sonucu tüm insanlığa aittir.

Google bu satın almayla yalnızca Androidin master branchı olma hakkını üstlenmiştir. (Yani ana proje üzerinde değişiklik yapma ve karar kılma). Dolayısıyla Google, Android’in kodlarını alıp kafasına göre değiştiren bir şirket üzerinde hiçbir şekilde hak iddia edemez ve kodlara erişim hakkına engel olamaz.

(Android de tıpkı tüm diğer özgür yazılım projeleri gibi dünyanın dört bir yanındaki gönüllü yazılım geliştiriciler tarafından geliştirilir. Google yalnızca değişiklikleri master branchında onaylama yetkisine sahiptir.
Android Core’dan çatallanan sistemlere karışamaz)

Google yalnızca bu ana sürümü kendi servisleri ve uygulamalarıyla donatmıştır. İsteyen şirket ürünlerinde ana sürümü kullanmayabilir, kendi sürümünü üretip kullanıcılarına sunabilir.

Huawei’ in Olası İşletim Sistemi

Google’ın başarılı tarayıcısı olan Chrome’u bilmeyen yoktur sanırım. Internet Explorer’a muhtaç olduğumuz zamanlarda bu kadar başarılı bir tarayıcının ücretsiz sunulması ne güzel bir iyilik

değil mi ?

Lafı uzatmadan özetleyeyim; arama motoru meselesinde olduğu gibi Chrome da ücretsiz olarak sunulup insanların mahrem verilerini google’a ticari amaçlarla sızdıran uygulamalardan.

Hal böyle olunca bir takım gönüllü geliştiriciler bir araya geldiler. Chrome’un Google’dan arındırılmış açık kaynak kodlu bir halini yarattılar. Buna da Ungoogled-Chromium adını verdiler. Böylece binlerce linux tabanlı işletim sistemi ve şirket; Ungoogled Chromium’a geçti.

İşte, muhtemelen Google’ın Huawei’ yi erişimini engellemesine; Huawei tarafından yapılacak misilleme de bu biçimde olacaktır.

Zira bizim Salt Android olarak bildiğimiz sistem yalnızca .apk çalıştırabilen; arayüz desteği olan çekirdek bir işletim sistemidir.

(Huawei’in yeni duyurduğu ve muhtemelen bahsettiğim biçimde ungoogled temeline dayanacak android tabanlı Hongmeng işletim sistemi)

Ungoogled-Android geliştirmek de ungoogled-Chrome geliştirmek kadar zor bir iş değildir. Zira Android projesinin tüm kodları herkesin kullanımına açık olarak android.com üzerinden dağıtılmaktadır. Huawei kolaylıkla Google tarafından geliştirilmiş master Android’ in içerisinden Google’ a ait servisleri ve uygulamaları temizleyebilir, yerine kendi uygulamalarını yerleştirebilir.

Aradaki tek fark arayüz ve uygulama marketi olacaktır. Hatta belki Huawei daha güzel hatlara sahip bir arayüz tasarımı yapabilir. Zira Google’ın material desing diye tutturduğu tasarımı çok itici buluyorum.

(Huawei’in Google’ın atağına karşı 24 saat içerisinde duyurduğu kendi uygulama marketi : Appgalery)

Sonunda Google’dan kurtuluyoruz dediğinizi duyar gibiyim. Ama Huawei’in de veri hırsızlığı konusunda Google’dan pek de farkı yok. Üstelik Çin, veri konusunda ABD’den daha agresif politikalara sahip.

Yalın Android
Çok başarılı olmasa da Google’sız çalışan bir android sürümü : MicroG

Hem Huawei’den hem de Google’dan mahremiyetinizi gizlemek isterseniz yegane ihtiyaç duyacağınız projedir.

Telefon üreticisi şirketler her ne kadar Google’ın agresif veri toplama politikalarından rahatsız olsa da sesini çıkaramıyor. Zira Google servisleri ve uygulamaları adeta elektronik bir tuğlayı cep bilgisayarına dönüştürüyor.

Kullanıcılar Google servislerine ve uygulamalarına o kadar alışmış, bağımlı olmuş durumda ki; şirketler bu uygulamaları ve servisleri içermeden geliştirecekleri yalın Androidli telefonlarının satamayacağını iyi biliyor.

Böyle bir kişisel mahremiyet hareketi ancak kullanıcıların kendi isteğiyle başlayabilir. Örneğin gönüllü geliştiriciler tarafından geliştirilen Google’sız, Huawei’siz ve açık kaynak kodlu (Mesela Blockchain teknolojisi ile geliştirilmiş bir uygulama marketi gibi) uygulamalar ve servislerle geliştirilen Yalın Android; bu mafyaların avucunu yalamasını ve mobil çağının 2.bir devrim yaşamasını sağlayabilir.

Daha Fazla Kişiye Ulaşması İçin Bu İçeriği Paylaşabilirsiniz :

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir