Yazılarım

Girişimciden Satılık Tavsiyeler

Girişimcilik kavramını duymayan kalmamıştır sanırım ?

Malum her yerde girişimcilikten, yarışmalardan, projelerden, mobil uygulamalardan bahsedilir oldu. Mutlaka çevrenizde “Bizim ordan bi çocuk şöyle şöyle bi uygulama yaptı ve zengin oldu” gibi lakırtılara denk gelmişsinizdir.

Bana inanın Edirne’den Hakkari’ye kadar ülkenin her yerinde mutlaka “bi çocuk” illa “bir uygulama” yapar ve “zengin” olur. Bunun ne kadar gerçek olduğu tartışılır. Zira doğru ise, ortalığın CEO kaynaması gerekiyor. Ancak biz Linkedin dışında CEO göremiyoruz bir yerlerde pek (!) . En son İzmit, Belsa Plaza’da telefon tamircisi dükkanı açan bir arkadaşım Linkedin profili açıp, profiline “Mobile Hardware Development & CEO” yazınca hah dedim. Bu yazıyı yazmalıyım.

Soru: Halkın Nezdinde Girişimcilik Neyi İfade Eder ?

Mesela, padişahın kızını komiklikler şakalar yaparak kendine eş olarak almayı başaran keloğlan neyi ifade ederse, girişimcilik de aynı şeyi ifade eder.

Padişahın kızı, sadece Keloğlan’ın sevdası değildir halk için. Yer yer umuttur, girişimciliktir, zaferdir, sağlıktır, başarıdır. En önemlisi ise bir şeylerin değişebileceğine olan inançtır keloğlanın sevdası.Çünkü halk; köyden çıkmış, fukara gariban çocuğunun gidip de koskoca padişahın kızı ile evlenmesini ister içten içe.

Zira monotonlanmış ve hayatı boyunca aynı işi ömrünün sonuna kadar yapmaya mahkum edilmiş bu insanlar (biz onlara halk diyoruz), elbette hayatlarında bir umut ışığı parlasın ister. Bunun çevrelerinde gerçekleştiğine inanmak isterler.

Bu yüzden efsaneler, mitler, böyle hikayeler vardır. Çünkü halk bir gün bir şeylerin değişeceğine inanmak ister.

Çobanlık yapan bir gencin üniversite sınavında iyi başarı elde edince haber olması da bu sebeptendir. Mobil uygulama yapıp bir gecede milyoner olan genç de bu yüzdendir. Hepsi hala halk için padişahın kızıdır.

Keloğlan, kurucusu ve CEO’su olduğu havacılık şirketi ile test uçuşu yapıyor (!)

Peki bunda sakıncalı olan nedir ?

Gerçek dışı efsanelere inanmak ve bunları yaymak ilk başta zararsız gibi görünse de, halkın ilgi ve heves duyduğu her şey (Başlıca; dini inanç, sağlık, siyaset vb.) aynı zamanda fırsatçılar için CİDDİ BİR İSTİSMAR KAYNAĞIDIR. Hayatımızın parçası olan bu kavramlar, bir takım kimselerin kendini bu hususlarda üstat ilan etmesi ile kolaya ucu sivriltilebilir, çok kolay zararlı hale gelebilir. Zira halkın batıla meyili ortadadır.

Çünkü insanımız zaten her hıyarım var diyene tuzla gitmesi ile meşhurdur. Bu sebeptendir ki bu ülkede jeoloji profesörü çıkıp din ve yapay zeka hakkında konuşabilir. Din adamı da çıkıp siyaset yapabilir. Telefoncu da CEO olduğunu iddia edebilir. Medya için reyting sağladığı sürece gerisinin pek önemi de yoktur.

(Ersin Korkut, Yapay Zeka Hakkında Konuşuyor)

Örneğin korona virüs günlerinde koca koca profesörlerin olmayacak açıklamalar yapıp dikkat çekme çabası da buna örnektir. Halkın ihtiyaç ve ilgi duyduğu (örneğin virüsten korunma) hususunda bir profesör kameralara çıkıp saçmalarsa günlerce gündemden düşmeyeceğini bilir.

Evet belki saçmalamıştır. Anlattığı bilgiler deli saçmasıdır hatta belki zararlıdır ancak bu kendisinin umrunda değildir. Zira istismarcı pozisyondadır, umut satar şöhret alır. Sonuçta reklamın iyisi kötüsü olmaz değil mi ? 

Halkın ilgi duyduğu şeyler her zaman hunharca istismar edilerek b*ku çıkarılmaya mahkumdur. Bu bazen toplumsal bir mesele bazen bir başarı hikayesidir. Mutlaka sesi çok çıkan ve kendini ön plana atmayı başaran tipler türer. Çünkü kraldan çok kralcılık yaygındır ve halk da aslında içten içe kandırılmak istemektedir. 

Bu durumun gerçek girişimcilere zararları vardır.

Yazının başından bu yana kullandığımız metafora dönersek, doğal olarak herkes keloğlan olup padişahın kızını almak ister. Herkes farklı olmak, özel hissetmek ister. Bu insanın fıtratında var, kimseye kızamayız. Ancak kendini bu serapın içerisinde kaybedip gerçekten bir şeyler üretmeye çalışan insanlara zararı dokunan çok kişi tanıdım.

Ve maalesef eğer girişimciyseniz siz de bunlar ile tanışacaksınız 🙁

Ama neyse ki, bu tip insanları genel davranış ve söylemlerinden tanımak mümkün. Bu sayede onları gördüğünüzde teşhislerini koyabilirsiniz ve onlardan uzak durabilirsiniz. Bu da zaten zor olan girişimcilik maceranızda size avantaj sağlayacaktır.

Tecrübelerimden ufak örneklerle size açıklayayım;

 

1- Sahte Yatırımcılar

Bir keresinde arkadaşlarım ile bir girişimcilik yarışmasına katılmıştık. Arkadaşım sahnede iken kodaman görünümlü kel jüri üyesi adam: “bu fikri çok beğendim sana 1 milyon dolar vereceğim” dedi.

Yarışmanın sonunda da 2004 model ford focus’a binip olay yerinden ayrıldı. Salaklık bizdeydi ki dedemin arabası dahi daha lüks olduğu halde bu adamın CEO olduğuna inanmıştık.

Daha sonra arkadaşım adamla iletişim kurmaya çalıştığında tüm sosyal ağlardan blok yemişti.

Başka bir seferde de, katıldığım bir girişimcilik yarışmasına jüri olarak (inanması güç fakat doğru) Özgür Akın kılığında bir adam gelmişti. Girişimciler sahnedeyken onlara kafasından “bir milyon sana bir milyar sana” diye para dağıtmıştı ve ortadan kaybolmuştu. Yarışmadan sonra öğrenmiştik ki yarışmanın olduğu gün Özgür Akın, yarışmanın olduğu şehirden 660km uzakta idi. O adamında kim olduğunu hiç bulamadık.

 

Belirtiler: Her önüne gelene 1 milyon dolar dağıtabilir. Amacı hava atmak ve psikolojik tatmin yaşamaktır. Girişimcilere boş umutlar sattıklarından nice gencin hevesini kırmıştır.

2- Facebook Gibi Fikri Olan Adam

Uzak durmanız gereken bir diğer kitle de bu. Üniversitede abartısız 20 üzerinde bu kafada arkadaşa denk geldim. Ümit, kanka bi fikrim var yaptığın anda milyoneriz diye gezer dururdu garibanlar. Bir tanesine öyle inanmıştım ki 1 yılımı hiç etmiştim. Hatta beni yatırım aldık diye keklemek için banka hesap cüzdanı fotoğrafının üzerinde photoshop ile oynama bile yapmıştı.

Bu tipler kendisini projesine şaşırılacak düzeyde inandırmıştır. Sosyal medya uygulaması yapmak çok yaygın bir fikirdir. Ancak bunu derseniz size kendisininkinin farklı olduğunu söyler (Tüm sosyal medya uygulaması yapma hayali taşıyanlar gibi. Çünkü kimse aynısını veya en azından aynısı olduğuna inandığı bir projeyi kurgulamaz)

Eğer dalga geçerseniz, “Zamanında Steve Jobs ile de dalda geçmişlerdi, hepiniz göreceksiniz” gibisinden triplere girerler. 

Hep genç yaşlarda, teknik bilgisi dahi düzeyinde yüksek ama sosyopat ve asosyal, iki kelimeyi bir araya getiremeyen bir yazılımcı ile tanışacaklarını ve böylece hayatlarının kurtulacağını, bu kişi ile Steve Jobs – Steve Wozniak gibi mutualist ilişki kuracağını ve bu sayede multi milyoner olacaklarını düşler durur garibanlar… 

Belirtiler : Kendini farklı olduğuna inandırmış, teknik hiçbir becerisi olmayan, yüksek yerlerde tanıdığı olduğunu iddia eden vasıfsız birisi ile karşılaştıysanız muhtemelen bu tiplemedir.

 

3- Hayal Dünyasında Elon Musk Olan Adam

Bu tiplerin çevresine yalan satması dışında bir zararı yoktur. Asıl zararı girişimcileredir. Yatırımcılara gerçek bir girişimciden bile çok giderler. Hatta o kadar inanmışlardır ki bazen yatırım almayı başarırlar ve üstüne de parayı batırırlar. Böylece yatırımcıların da tedirgin olması ve piyasadan el çekmesinin de başlıca sebeplerindendirler. Bu sebeple siz de gerçek girişiminize yatırım bulamayabilirsiniz.

Girişimcilik yarışmasına katılıp gerçek girişimciden bile fazla ilgi çekerek kazanırlar. Bir keresinde “görünmez F16 yapacağım, bana on milyon dolar verin ve bekleyin” diyen bir adama denk gelmiştim. Ben ise evimdeki robota canlı olarak bağlanıp telefondan kontrol etmeme rağmen o arkadaş kadar ilgi çekememiştim.. Sonuçta yarışmayı o kazanmıştı.

Belirtileri: Kendini dahi olduğuna inandırmışlardır, genelde milli duyguları suistimal etme meyilleri vardır. Tribünlere oynarlar ve siyasete yatkın olduklarını hissettirirler.

4- Zamdi zulukaya girişimi

Geçenlerde Linkedin’den birisi ulaştı. Yaptığım projeleri takdir etti ve “
“Zamdi Zulukaya” diye bir girişimcilik programı olduğunu, yoğurt yapan bu adamın beğendiği fikre (veya ekibi) amerikaya davet edebileceğini söyledi.

Dış panjurdan görünüş bu, doğrudur. Ancak geçmişte benim yolum bu “yarışmamsı” süreçlerden de geçtiği için arka plana şahit oldum. 

Sizce cidden birisi, kendisi gibi köylü olduğunuz için size yatırım yapar mı ?Çünkü Zulukaya, açıklamasında kendisi gibi köyde doğan kişileri daha zeki bulduğunu ve yatırım yapmak için köylü girişimcilere daha sıcak baktığını söylüyor. Sadece buradan bile saçmalığı fark edebilirsiniz. Kimse parasını çöpe atmaz.

(Yoğurtçu zamdi, geleceğin Elon Musk’larına greencard takdim ediyor)

Ödül ise 3 kişiyi amerikada gezdirmek…

Zira Amerikada’ki bir yoğurtçunun tüm Üniversiteli nüfusa adını duyurması için daha iyi bir yöntem olamaz sanırım. Tam bir fiyat performans. En fazla 30 bin dolar harcıyorsunuz ve 30 milyon insan adınızı öğreniyor, dillerde geziyorsunuz 🙂

Belirtiler : Herkesin dilinde gezen ve merkezi belli olmayan, haddinden fazla hakkınızda veri toplayan girişimcilik / fikir yarışmalarıdır. Bu tiranın başındaki kişiler ise kolay yoldan para kazanma ve amerikan rüyası gibi vaatler ile kitle toplarlar. 

Farklı profillerde girişimcilik piyasasını işgal eden çok insan var. Bana sorarsanız boş beleş kişilerin biraz da kimlik arayışı sonucunda girişimcilik personası mağdur ediliyor. Bu tarz insanlardan ve oluşumlardan uzak durmanız işinize olan inancınızı temin etmenize katkı sağlayabilir.

Devamını da başka yazılarda tartışmak üzere 🙂

Daha Fazla Kişiye Ulaşması İçin Bu İçeriği Paylaşabilirsiniz :

1 Comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir